| Bilsemce | Gürhan KURUKAYA |
|
RENK RENK AHENK |
|
| Tüm dünya kırmızıya boyansaydı… Mavi olsaydı veya… Her insan mutlaka bir renk seçmeye ve hep o rengi hayatında kullanmaya zorlansaydı; neler olurdu acaba? Her insan klonlanmışçasına aynı fiziksel özelliklere sahip olsaydı; aynı maskeyi takmışçasına… Ne gelirdi acaba akıllara… Durmadan aynı şeyleri söyleseydi insanlar… Ne bir kelime eksik ne bir fazla… Hiç sürükleyici olur muydu hikayeler?.. Asla! Hep bir seraba meyletseydi zeka, hayallerde yeni bir ufuk ve yeni bir vaha… Sahibinin, olmayan ayaklarından daha büyük bir özlemi barındırır mıydı akılda?... Yarışa girseydi tüm organlar hangisi kazanırdı bu yarışı acaba?.. Kimi der beyin… Kimi der kalp… Kimileri de ayakları öne sürer! Ala!.. Düşünmemeli miyiz ayağa batan tırnağı?.. Yok mu saymalıyız kafayı, beyni taştan taşa vurduran; çürümeye terk edilmiş bir dişi…Evet! bu yarışı hangisi kazanırdı acaba?... Cevabını mı arıyorsunuz hala soruların?..Aranacak elbette! bu can bu tende kaldıkça… Can mı, yoksa ten mi daha önemlidir acaba?.. Etten mi vazgeçersiniz, tırnaktan mı?.. “Ne o; ne o!” cevabını vermek aklınıza geldi mi acaba?... “Ser”i yarsız görmeye alışık olmayanlar gibi ne yardan ne serden vazgeçenler, birlikte var olmanın yolunu bulmayı da öğrenmek zorundalar… İki vazo dolusu çiçekten en çok hangileri hoşunuza giderdi?.. Tek renkli olanlar mı? Rengarenk olanlar mı? Lokomotif mi vagonlar mı daha önemlidir bitmez tükenmez yollarda?..Eğer yolun sonunda nereye varacağını biliyorsan, ne olduğun kadar ne yapmakta olduğun da önemlidir aslında!.. |
|
|
|
|